Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ankara etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

#DirenDoğa

Ben Ankara'da doğdum büyüdüm, babam dolayısıyla kimliğimde kütükte Konya Akşehir yazsa da herkese; "Anne tarafından Rize Çamlıhemşinliyim" demeyi tercih ediyorum. Nihayetinde bir doğduğun yer vardır bir de ruhunu doyurduğun yer. Ben çocukluğumdan sonra ilk defa 2005'te gittim Köy'üme. Yeşile bürünmüş Rize şehrinin altında gizli kalmış bulutlar ülkesi gibi, Çamlıhemşin. O gün bugündür gitmek için bir türlü fırsat bulamadım ne yazık ki. Köyümüz sakinleri yaz aylarında yaylara çıkar, hayvanlarını otlatır, ürünlerini yeniler ve yaz sıcağından bir nebze olsun kaçmak ister. Yayla yolları oldukça meşakkatli ama bir o kadar da keyifli. Yukarıya doğru yol alırken hem yeşile hem maviye hayranlığınızın giderek arttığını hissedersiniz. Bulutlar bu yolculuğunuza eşlik eder. Sanki düşseniz sizi tutacak gibidirler... Köyümüze Dokunma, Doğamıza Dokunma, Şimdilerde Çamlıhemşinli hemşerilerimiz "doğal" olanı, yaşam alanlarını, yollarını, ekinlerini, tabiatlar...

Yekta Kopan: Yazmak benim “Hayatım"

                                             Fotoğraf: Serkan Kılıç - Röportaj: Ceren Türkmen G eçtiğimiz aylarda Yekta Kopan, Ankara'ya geldi. Ankara'ya geleceğini bilmezken, ben zaten kendisine mail atmış, röportaj talebimi belirtmiştim. Bu teklifime olumlu bakmış ve geldikten sonra konuşmak üzere sözleşmiştik. Ben büyük bir heyecanla CerModern'e gittim. CerModern Ankara'da sevdiğim yerler arasında en üst sıralarda yer alıyor. Beni Ankara dışında hissttirdiği için mutlu olduğum bir mekân.  CerEdebiyat söyleşileri kapsamında Ankara'ya gelen Ankaralı yazar, sunucu ve seslendirmen Yekta Kopan benim ricamı kırmadı ve sorduğum sorulara cevap verdi. Onu Gündüz-Gece programından tanımış, şimdiye kadar yalnız 2 kitabını okumuştum. Elbette ki Buz Devri'nde seslendirdiği Sid karakterini de unutmak münkün değildi. Kültür-Sanat aşığı bir insan olarak onun programla...

Doğru Yolda Olmak mı, Olmamak mı?

Bende her genç gazeteci gibi çok idealist bir başlangıç yapsam da Ankara'daydım ne yazık ki. "Ne kadar idealist olabilirim ki Ankara'da?" sorusunu mesleğe başladıktan bir sene sonra soracaktım kendi kendime. Bunu biliyordum, her şey hep güzel gitmeyecekti, çıkacaktı mutlaka bir problem. Hayat dediğin ne zaman sürpriz yapmadı ki? Cennet, cehennemle birlikte var olmuştu ne de olsa... Ben 2008 yılında Show TV'de stajımı yapmaya başladığım anda şekillendirecektim geleceğimi. Hayatta gerçekten "Tüh"lü geçmiş zaman' da varmış. Bir gün bir muhabir, Özgür Akbaş, çekti biz stajyerleri bir kenara, ne bilip bilmediğimizi sordu. Gündemin en cafcaflı zamanları, AKP bir dönemeçte, kapatılsa mı, kapatılmasa mı?, ERGENEKON patlak vermiş, göz altılar peşpeşe... Kene bir yandan tehdit unsuru olarak hayatımıza girmiş... Show tv stajımdan birçok şey öğrendim ama en önemlileri; her şeyden önce "ASLA TARAF OLMAYACAKSIN" 1. gündeme asla 'fransız' k...

Nejat İşler, Tiyatro'dan Hoşlanıyor, Sinema'ya Aşık!

Öyle enfes bir andı ki... Anlatırmaz yaşanırdı. Nejat İşler, geçtiğimiz günlerde Erdal Beşikçioğlu'nun yeniden kapılarını açtığı Tatbikat Sahnesi'ne söyleşiye geldi. İşler'in dediğine göre "Erdal abi"si için canı fedaymış. İyi ki... -Karlı bir Kış Günü- O gün 9 Ocak'tı yanılmıyorsam. Bir Cuma günüydü. Kar kıyamet, yağmur çamur ama Tatbikat sahnesi tıklım tıkış. Neden? Nejat İşler, uzuuuuuuun bir aradan sonra ilk kez Ankara'da hayranlarıyla söyleşmeye geldi. Böyle bir kalabalık beklemiyordum ama herkes en az benim kadar deli işte. :) Hastalığını atlatalı baya olmuş ama insanoğlu işte yine de merak ediyor, acaba ne durumda diye. En relax haliyle geldi, oturdu, sigarasını yaktı, çenesi açıldıkça açıldı, bi de bastı küfürleri, işte o zaman anladım ki hasta masta değil bu Neco. Baya iyi maşallah, formu yerinde. Biraz kilo almış ama bir yakışmış ki sormayın :) Biz seni göbeğinle de seviyoruz sayın ağbim :D Öğretmen Nejat  O şimdi Bodrum...